Life is...

Öyle bir yerde duruyoruz ki.

Etrafımızdakiler, içimizdekiler, dışımızdakiler var mı yok mu belli değil. Bize söylenen binlerce kelime arasından istediğimizi seçmekte özgürüz. Kim ne derse desin.

İnanmak her zaman çok zordur. Bazen milyonlarca şey yerine tek bir şey yeterli olur inanmamıza. Buna plân denir.

İnsanoğlu hep zoru tercih eder. Sonra da mutsuzluk yastığın altında sakladığımız bir gerçekliğe dönüşür.

Bir orospu gibi tükürebilmek isterdim insanların yüzüne. İyileştirmek için.

Nedir en doğru olan? Birine söylediğiniz sözler mi yoksa yaptıklarınız mı? Yönetmen koltuğunda oturuyorum.

Ne zaman öleceğimi bilmek isterdim. Her şeyi açıklamak için…

Biri size “seni seviyorum” derse inanmayın. Doğru söylüyordur mutlaka.

İçime yerleşen şu kuru öksürük gibi hayat. Kesik kesik çıkıyor içimden.

Öyle bir yerde duruyoruz ki bizden başka her şey büyük. Çok büyük…

1 yorum:

kubra karakas dedi ki...

İnsanoğlu hep zoru tercih eder. Sonra da mutsuzluk yastığın altında sakladığımız bir gerçekliğe dönüşür.